Üçgenin Kaç Tane Açısı Vardır? Hem Felsefi Hem De Komik Bir Bakış Açısı
Evet, hadi gelin, bir dakika duralım ve kafamızdaki üçgen sorusunu ciddi şekilde sorgulayalım. Bu basit ama bir o kadar da derin sorunun aslında içimizde ne kadar felsefi bir yolculuk başlattığını hepimiz az çok biliyoruz. İzmir’in o sıcacık sokaklarında yürürken, sabahları çorba içip, akşamları arkadaşlarla sahilde yürüyüş yaparken bile “Üçgenin kaç tane açısı vardır?” sorusu benim zihnimde her zaman bir anlık düşünceye dönüşüyor. Gerçekten de, bu üçgen sorusu, hem matematiksel hem de hayata dair bir metafora dönüşebiliyor.
1. Üçgenin Kaç Tane Açısı Vardır? Şimdi Ciddi Olalım…
Hadi, hemen verelim cevabı: Üçgenin her zaman üç açısı vardır! Fakat tabii, ben de bir 25 yaşında İzmirli olarak şunu söylemeden duramayacağım: Yani tabii, her şeyin üçü bir arada olduğu bir dünyada, üçgenin açılarının sayısının da üç olmasını beklemek gayet normal. Aksi olsaydı, mesela dörtlü bir üçgen olsa ne olurdu? Onu kimse çözemedi. (Herhalde de çözemezdi.)
“Tamam, ama neden üç?” diye sorabilirsiniz. Bunu açıklamak için bir kaç saniye düşünmeniz gerekebilir. “Üçgenin açısı neden üç olur?” sorusu aslında sadece bir matematiksel soru değil, bir insanın kafa yapısını, sorgulama seviyesini de yansıtıyor. Ama şunu kabul edelim: 3. Bu kadar! Çıldırmak üzereyken matematik öğretmeni “Üçgenin iç açılarının toplamı her zaman 180 derece olur” diyorsa, o zaman soruya verebileceğimiz cevap daha netleşiyor. Üçgen, her zaman 3 açıyı içerir, çünkü başka türlü karmaşa çıkardı. Tabii, bu soruya matematiksel bir açıklama yapmakla da yetinebiliriz, ama İzmir’in sokaklarında yürürken, bu kadar basit bir şeyin bizi ne kadar karıştırabileceğini unutmayalım.
2. Biraz Mizah, Biraz Matematik
Diyelim ki bir gün arkadaşlarınızla birlikte kafede oturuyorsunuz, herkes bir şeyler söylüyor, siz de kafayı biraz dağıtmak istiyorsunuz. Bir anda sormaya başlıyorsunuz:
“Bence en temel soru bu, dostlar. Üçgenin kaç açısı var?”
Bütün arkadaşlarınız sessizleşiyor. Sonra biri diyor:
– “Vallahi 180 derece diyorum, 3 açısı var.”
Gözlerim büyür:
– “Vay be, benim de zaten bildiğim şeymiş.” (Ama kafada ne çok sorusu var, tabii kimse bilemez.)
İçimden şunu geçiriyorum: ”Gerçekten üçgenin üç açısı vardır ama hayat bir üçgen gibi değil. Hayat, bazen dört açısı olan bir şekil gibi olur, değil mi? İnsanların kararları birbirine zıt olur, fikirler birbirini yener, yollar kaybolur…” Ama bu derin düşüncelere dalacak halim yok. O yüzden bir espri yapıp sohbeti dağıtıyorum:
– “İç açılar toplamı 180 derece, dış açılar 360 derece falan ama bir tek çözülmeyen soru var: ‘Bu kafede neden hep tatlılar ekleniyor, asla ana yemek?’”
Tabii ki, hepimiz gülüyoruz, çünkü üçgenin açılarından daha büyük bir sorun var: Yemeklerin dağılımı! Ama işin özeti şu ki, üçgenin üç açısı olduğunda her şey kolayca çözümleniyor. Ama başka bir soruyu sormaya kalkarsak, her şey karışır, kafamızda dev bir dörtgen bile oluşur.
3. Üçgenin Açılarının Bilimsel Arkası: Hayatın İçindeki Üçgenler
Gel, şimdi de felsefi açıdan bakalım. Üçgenin kaç tane açısı vardır? 3! Ama hayat bir üçgen değil ki… Hayat, bazen kesişim noktalarında karmaşa yaratabilir, bazen de birbirini izleyen açılarıyla yolun sonunu görmek kolay olabilir. Ama üçgenin hayatımızda nasıl bir yeri olduğunu, bir İzmirli olarak en iyi anlatan şey şu:
– “Düşünsene, denize girerken 3 derecelik bir açıyla giriyorsun, sonra güneşe doğru 3 derecelik bir açıyla yöneliyorsun ve akşam saatlerinde arkadaşlarla buluşurken bir başka 3 derecelik açıyla buluşuyoruz. İster misin hayat da tıpkı bu açılar gibi net, belirgin ve üçgen gibi olsaydı?”
Hayat, her zaman belli bir açıdan bakmıyor. Fakat üçgenlerin ve açıların birbirini takip eden sıralaması aslında bir yönüyle “düzen” yaratıyor. İnsanlar bu açıları, bazen görünmeyen bir şekilde bir araya getiriyor ve büyük resim oluşuyor. Eğer her şeyin net olduğu bir dünyada yaşıyor olsaydık, belki de 3 açının olduğu bir üçgenin bize sunabileceği şey çok daha fazla olurdu. Ama gelin görün ki, hayat bir üçgenin sabah 9’dan akşam 9’a kadar sürdüğü netlikte değil.
4. Sonuç: Üçgenin Açılarından Çıkmak
Sonuç olarak, üçgenin kaç açısı olduğunu bilmek güzel ve sade bir bilgi olabilir. Ama bir İzmirli için 3 açıyı bir arada düşünmek, hayatın karmaşıklığını anlamak için bir basamaktır. Üçgenin üç açısı olduğu doğru; ancak hayatta bazen biz kendimizi dört açılı bir şekil gibi hissedebiliriz. Çünkü sadece üçgen değil, biz de açılarımızla birbirini takip eden bir yapıyız.
Bu yazıyı bitirirken son bir önerim var: “Herkes bir üçgen gibi olmasa da, hayatın açılarının her zaman uyumlu olmasına çalışın. Bazen dışarıdan bakınca da her şeyin düzgün ve düzenli olduğunu görürsünüz. Hadi bakalım, bir dahaki sefere üçgenin açılarından daha karmaşık bir soruyla karşılaştığınızda… O açıyı da çözersiniz!”